Bahar Ünal İletişim Danışmanlığı Ajans Başkanı Bahar Ünal’ın kaleminden “Kriz atmosferinde iletişimden vazgeçmenin trajedisi: SUSKUNLUKTAN SAVUNMASIZLIĞA…”
Günümüzde bilgi kirliliğinin arttığı kriz atmosferlerinde, markaların iletişimi tamamen durdurması savunmasız kalmalarına yol açıyor. Uzmanlar, kriz dönemlerinde iletişimin yönetilmesinin zorunlu olduğunu vurguluyor.
Bilgi Kirliliği ve Algı Yönetimi
Her kriz dönemi beraberinde bilgi kirliliğini getiriyor. Günümüzde görünürlük isteği gerçeğin önüne geçerken her kurum potansiyel bir tehdit altında bulunuyor. Algılar, gerçeklerin üstünü kaplayarak söylentilerin alan açmasına neden oluyor. “Doğa boşluktan nefret eder” sözü iletişim alanında da geçerli olup, iletişimde boş bırakılan her alan farklı iddialar tarafından dolduruluyor.
Marka ve Kurumsallığın Algıdaki Yeri
Markaları krizlerin yönetemediğini, krizlerin kendi yönetimine tabi kıldığını ifade eden uzmanlar, krizlerin sadece finansal veya operasyonel değil aynı zamanda algı krizine dönüştüğüne dikkat çekiyor. Kurumsal markanın, logolardan çok kamusal alandaki itibarı ile ölçüldüğü belirtilirken, itibarın durağan olmadığını, her gün yeniden inşa edildiği ve sınandığı vurgulanıyor.
Sosyal Medyada Bilginin Hızla Yayılması
Sosyal medyada doğruluğu teyit edilmemiş birçok görüş, yorum ve iddia hızla yayılıyor. Bu ortamda markaların, ‘Olası bir yalan rüzgârına ne kadar hazırız?’ sorusunu kendilerine yöneltmesi gerektiği vurgulanıyor. Özellikle halka arz hazırlığındaki şirketlerin bu konuda daha hassas olması gerektiği, çünkü halka arzın sadece finansal bir süreç değil, şirketin kamuoyu ile doğrudan ilişkisini derinleştiren bir dönem olduğu ifade ediliyor.
Kriz Atmosferinde İletişimin Önemi
Türkiye’de yaşanan fon skandalı gibi olayların, halka arz hazırlığındaki şirketler için önemli bir iletişim sınavı oluşturduğu belirtiliyor. Bu tür zamanlarda görünürlüğü azaltmak ve iletişimi yavaşlatmaya çalışmanın yaygın bir refleks olduğu ancak bu yaklaşımın iletişimi yönetmek anlamına gelmediği vurgulanıyor. Marka sustuğunda sosyal medya, kamuoyu ve söylentilerin susturulamayacağı, sadece markanın sesinin duyulmaktan çıktığı ifade ediliyor.
Doğru İletişim Stratejileriyle Boşlukların Önlenmesi
Markanın söylemediği sözlerin başkaları tarafından söylenmeye başlayabileceği, doğrulanmamış bilgilerin gerçeklerin önüne geçebileceği aktarılıyor. Bu nedenle şirketlerin kriz döneminde iletişim stratejilerini tamamen durdurmak yerine yeniden gözden geçirmeleri gerektiği, doğru bilgiyle doğru yerde varlık göstererek provokatif söylemlerin önüne geçilmesi gerektiği belirtiliyor. Özetle, algılar karşısında olgularla hazır olmanın önemi vurgulanıyor.
Profesyonel İletişimin Kriz Yönetimindeki Yeri
50’den fazla halka arz sürecinin iletişim çalışmalarına imza atan bir ajansın görüşüne yer verilen haberde, kriz dönemlerinde iletişim profesyonelleriyle çalışmanın tercih değil zorunluluk olduğu ifade ediliyor. Son olarak Keith Ablow’un Otopsi romanından, “O gerçeğe kendini adamıştı; gerçeğin ne kadar zahmetli olacağının bir önemi yoktu” cümlesi, Bahar Ünal İletişim Danışmanlığı’nın bilgi kirliliğiyle mücadeledeki çalışma anlayışının özeti olarak paylaşılıyor.